
Kendinize Ayırdığınız Değerli Bir Alan
Hayatın bazı dönemlerinde kaygı, stres, ilişkisel sorunlar, özgüven eksikliği, depresyon, travma, yas veya yaşamla ilgili sorgulamalar yaşayabiliriz. Bazen yaşadıklarımızı anlamlandırmakta ve duygularımızla baş etmekte zorlanabiliriz.
Psikolojik destek almak, yalnızca zorlandığımız dönemlerde değil, kendimizi daha yakından tanımak, duygu ve düşüncelerimizi anlamak ve yaşamımızda daha sağlıklı seçimler yapabilmek için de önemli bir adımdır.
Terapi sürecinde amacımız; sizi yargılamadan dinlemek, yaşadığınız güçlükleri birlikte anlamlandırmak ve ihtiyaçlarınıza uygun bir yol haritası oluşturmaktır. Her bireyin yaşam öyküsü ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle terapi sürecini de kişiye özgü, güvenli ve iş birliğine dayalı bir şekilde ele alıyoruz.
Kendinizi anlamaya ve hayatınızda yeni bir adım atmaya hazırsanız, bu yolculukta size eşlik etmek için buradayız.

Bosanma Sonrası Psikoloji
Boşanma, yalnızca bir ilişkinin sona ermesi değil; kişinin alışkanlıklarının, yaşam düzeninin, gelecek planlarının ve bazen sosyal çevresinin de değişmesi anlamına gelebilen önemli bir yaşam olayıdır. Bu süreçte üzüntü, öfke, yalnızlık, suçluluk, kaygı ve belirsizlik gibi duygular yaşanması oldukça doğaldır.
Boşanma sonrasında bazı kişiler kendilerini yeniden tanımlamakta, yeni yaşam düzenine uyum sağlamakta veya geçmiş ilişkiyle ilgili duygularını anlamlandırmakta zorlanabilir. Çocukların bulunduğu durumlarda ebeveynlik sorumluluklarının yeniden düzenlenmesi de süreci daha karmaşık hale getirebilir.
.jpeg)
Tükenmislik Sendromu
Tükenmişlik sendromu, özellikle uzun süreli ve yoğun stresin sonucunda ortaya çıkabilen; kişinin duygusal ve fiziksel olarak kendini tükenmiş hissetmesi, işe veya sorumluluklara karşı uzaklaşması ve kendini yeterli hissetmekte zorlanmasıyla karakterize bir durumdur.
Yaygın belirtiler:
-
Sürekli yorgunluk ve enerji kaybı
-
İşe veya günlük sorumluluklara karşı isteksizlik
-
Dikkat ve motivasyon güçlüğü
-
Tahammülsüzlük ve irritabilite
-
Baş ağrısı, kas gerginliği gibi fiziksel yakınmalar
-
Başarısızlık veya yetersizlik hissi
-
İnsanlardan uzaklaşma isteği
Tükenmişlik özellikle iş yaşamında kronik stresle ilişkili olabilir; ancak bakım verme sorumlulukları ve uzun süreli yoğun yaşam stresi de kişinin zorlanmasına neden olabilir.
.jpeg)
Panik Atak
Panik atak, aniden ortaya çıkan ve kısa sürede yoğunlaşan yoğun korku, kaygı veya kontrolü kaybetme hissidir. Kişi, herhangi bir tehlike olmamasına rağmen bedensel ve zihinsel olarak güçlü belirtiler yaşayabilir.
Yaygın belirtiler:
-
Kalp çarpıntısı ve göğüste sıkışma
-
Nefes almakta zorlanma
-
Terleme ve titreme
-
Baş dönmesi veya sersemlik
-
Uyuşma ve karıncalanma
-
Kontrolü kaybetme veya kötü bir şey olacak hissi
-
Ölüm korkusu
Panik ataklar kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve dışarı çıkma gibi aktivitelerini etkileyebilir. Tekrarlayan ataklar veya yeni gelişen belirtiler profesyonel değerlendirme gerektirebilir.
Psikolojik destek, panik atak sırasında ortaya çıkan düşünce ve bedensel belirtileri anlamaya, kaygıyı yönetmeye ve kişinin kaçınma davranışlarını azaltmasına yardımcı olabilir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, panik bozuklukta kullanılan psikoterapi yaklaşımlarındandır.
.jpeg)
Kaybettiginiz Sadece Bir İnsan Degil...
Bazen bir insanı kaybettiğimizde, onunla birlikte hayatımızın bir parçasını, alışkanlıklarımızı, planlarımızı ve geleceğe dair hayallerimizi de kaybetmiş gibi hissederiz.
Yas, herkes için farklı yaşanan ve belirli bir zamanı olmayan doğal bir süreçtir. Özlem, üzüntü, öfke, suçluluk, yalnızlık veya boşluk hissi bu sürecin bir parçası olabilir.
Bu duygularla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Psikolojik destek, yaşadığınız kaybı anlamlandırmanıza, duygularınıza alan açmanıza ve hayatınızı kaybın ardından yeniden şekillendirmenize yardımcı olabilir.
Bazen iyileşmek unutmak değil; kaybınızla birlikte yaşamayı ve hayatınıza yeniden anlam katmayı öğrenmektir.
.jpeg)
İnsan Neden Altadır...
Aldatma tek bir nedene bağlı değildir. Kişiden kişiye değişebilir ve ilişkide yaşanan sorunların yanı sıra kişisel, duygusal ve davranışsal birçok etken rol oynayabilir.
Yaygın nedenler arasında:
-
Duygusal uzaklaşma: İlişkide yakınlık, ilgi veya paylaşımın azalması.
-
İlişkiden memnuniyetsizlik: Çözülmemiş çatışmalar veya karşılanmayan ihtiyaçlar.
-
Yenilik ve heyecan arayışı: Rutinden uzaklaşma veya farklı bir deneyim yaşama isteği.
-
Onaylanma ihtiyacı: Beğenilme, ilgi görme veya kendini değerli hissetme arzusu.
-
Bağlanma ve ilişki kurma biçimleri: Kişinin geçmiş deneyimleri ve ilişki kalıpları.
-
Sınır ve dürtü kontrolü sorunları: Sonuçlarını yeterince düşünmeden hareket etme.
-
İlişkiyi bitirme konusunda zorlanma: Ayrılmak yerine ilişki devam ederken başka bir ilişkiye yönelme.
Bununla birlikte, ilişkide sorun olması aldatmayı haklı çıkarmaz. Aldatma kişinin yaptığı bir seçimdir ve sorumluluğu aldatılan kişiye yüklenmemelidir.
Aldatılma sonrasında “Neden oldu?”, “Bende bir eksiklik mi vardı?” gibi soruların ortaya çıkması oldukça yaygındır. Psikolojik destek, yaşanan güven kaybını, öfkeyi ve üzüntüyü anlamlandırmaya ve kişinin bundan sonra nasıl ilerlemek istediğini değerlendirmesine yardımcı olabilir.
.jpeg)
Stres Kilo Vermenizi Neden Zorlastırır...
Kilo verme süreci yalnızca beslenme ve fiziksel aktiviteyle ilgili değildir. Stres ve duygusal durumumuz da yeme davranışlarımızı ve günlük alışkanlıklarımızı etkileyebilir.
Yoğun stres dönemlerinde bazı kişiler daha fazla yemek yeme, özellikle yüksek kalorili yiyeceklere yönelme veya düzensiz beslenme eğiliminde olabilir. Bunun yanında stres; uyku düzenini, enerji seviyesini ve fiziksel aktivite alışkanlıklarını da olumsuz etkileyebilir.
Stresle baş etmek için yeme davranışına yönelmek kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak zaman içinde bu durum bir alışkanlığa dönüşebilir ve kişinin kilo verme hedeflerini zorlaştırabilir.
Bu nedenle sağlıklı kilo yönetiminde yalnızca “Ne yiyorum?” sorusuna değil, “Neden yiyorum, ne hissediyorum ve stresle nasıl başa çıkıyorum?” sorularına da bakmak önemlidir.
Duygularınızı ve yeme davranışınızı anlamak, sürdürülebilir değişimin önemli bir parçası olabilir.








